Ben bunun başına daha önce iki kere daha oturmuştum ya...
Toplayıp kaldırmıştım ya sonra...
Ah o dolaptan bana bakar ben ona vaziyette,içim rahat edemedi ki...
Aldım oturdum aşağı,ne yemek yaptım,ne eve baktım...
Baba bey bitirmeden rahat edemeyeceğimi anlamış olmalı ki,oğlanlar ile ilgilendi,odadan odaya,dolaptan kapı arkasına saklanbaç oynayıp durdu...
Öyle güzel detayları vardı ki;
Şu ellerindeki bebekleriyle İstanbul'un nüfusunu +1 leyen çift,bizden de dört düşüver yakında gidiyoruz...
Buralarda pek duymadım ya,çocukluğumdan bildiğim patates,soğan bir de şu müzikli 'Aygaz' nidalarıyla geçen kamyonlar...
Cuma günü başlayıp,gece gözlerimi açık tutana kadar başında oturup,cumartesi sabahı kimse uyanmadan başına tünediğim yap-boz,mavilikleri yerleştirirken parça parça,Florya'da kahvaltı yapma fikri düşüverdi aklıma...
Uyandırıp ev ahalisini,çıkıverdik yola...
Kurulup çimenlerin üzerine,tazelendik güneşle birlikte...
Baba,anne ve oğlanlar top oynadık hep beraber,akşama doğru eve dönebildik,gelir gelmez yap bozun başına oturuverdik...
Nihayetin de bitti,kararımızı verdik,yarın sabah hep beraber İstanbul'da gezecektik...
Büyük oğlanın tabiriyle keyfimize baktık,gittik gittik gittik...
Kah bir karahindibayı sevdik,kah bir ağacın dallarını inceledik,Anneanneye gittik,öğlenleyin kuymak yedik...
Yol üzeri ziyaretlerimizden,süt,yumurta veren oldu,sobada kavrulmuş fındık ikram eden de...
Yap bozda ki köprüyü de geçiverdik ya...
Pek huzurlu,yorgun ve mutlu evin yolunu tutuverdik...
Toplayıp kaldırmıştım ya sonra...
Ah o dolaptan bana bakar ben ona vaziyette,içim rahat edemedi ki...
Aldım oturdum aşağı,ne yemek yaptım,ne eve baktım...
Baba bey bitirmeden rahat edemeyeceğimi anlamış olmalı ki,oğlanlar ile ilgilendi,odadan odaya,dolaptan kapı arkasına saklanbaç oynayıp durdu...
Öyle güzel detayları vardı ki;
Şu ellerindeki bebekleriyle İstanbul'un nüfusunu +1 leyen çift,bizden de dört düşüver yakında gidiyoruz...
Buralarda pek duymadım ya,çocukluğumdan bildiğim patates,soğan bir de şu müzikli 'Aygaz' nidalarıyla geçen kamyonlar...
Cuma günü başlayıp,gece gözlerimi açık tutana kadar başında oturup,cumartesi sabahı kimse uyanmadan başına tünediğim yap-boz,mavilikleri yerleştirirken parça parça,Florya'da kahvaltı yapma fikri düşüverdi aklıma...
Uyandırıp ev ahalisini,çıkıverdik yola...
Kurulup çimenlerin üzerine,tazelendik güneşle birlikte...
Baba,anne ve oğlanlar top oynadık hep beraber,akşama doğru eve dönebildik,gelir gelmez yap bozun başına oturuverdik...
Nihayetin de bitti,kararımızı verdik,yarın sabah hep beraber İstanbul'da gezecektik...
Büyük oğlanın tabiriyle keyfimize baktık,gittik gittik gittik...
Kah bir karahindibayı sevdik,kah bir ağacın dallarını inceledik,Anneanneye gittik,öğlenleyin kuymak yedik...
Yol üzeri ziyaretlerimizden,süt,yumurta veren oldu,sobada kavrulmuş fındık ikram eden de...
Yap bozda ki köprüyü de geçiverdik ya...
Pek huzurlu,yorgun ve mutlu evin yolunu tutuverdik...







7 yorum:
ne hoş bir yapboz geçekten de
size yine imrendim
aa o yapboz bu yapboz : )
yapıyoruz-bozuyoruz hayat işte böyle ikisi arasında geçip gidiyor.. yine de siz pek uzaklara gitmeyin..
Yap-boz pek güzel de asıl güzel olan İstanbul gezisi. İnsan bazen biraz daha fazla istiyor İstanbul'u keşfetmeyi. Oh sefanız olsun. sevgiler.
O puantiyeli sofra bezinin üzerinde ne keyifli geçmiştir pikniğiniz. Darısı şu tekrar soğuyan havanın açması ve bizimde biran önce aynı etkinliği yapmamıza...
yolculuk nereye? Tayin falan mı?
O yapboz için çok sabırlı olduğun anlaşılıyor:)
Maşallah...
şu geçirdiğiniz anlarınızdan keyif alarak , huzurla sağlıkla ve birarada olarak yaptıklarınızın tadını çıkararak yaşamak paha biçilemez bir mutluluk...
ben çocuklarınız açısından düşündüm biraz. pikniğiniz beni çocukluğuma götürdü bir an ...
:) sevgiler...
Yorum Gönder