3 Ekim 2011 Pazartesi

Günün gidişatı...

Büyük oğlanı okula bırakıpta eve dönerken,küçük oğlanın park yoluna doğru çekiştirmesi ile,günün gidişatının da yolu değişir...
Diretmemek lazımdır bazen!
Fosi;bir bakar ki en sevdiği fiyonklu pembe babetleri ayağında,güler içten içe...
Oturuverir küçük oğlanın yanındaki salıncağa,sallanır yavaş yavaş...
Gözüne ilişir bir lise öğrencisi,telefon tuşunda dıgıdık elleri...
Bir büyük amca,gömülmüş gazeteye gergin gözleri...
Fosi,yan salıncaktaki oğlanın zincirlerini tutmuş,birlikte hızlanmışlar,yaparakların kendi rüzgarlarında dolanmasına sevinmiş,birbirlerine dil çıkarıp durmuşlar...
Uzanmadan toprağın altına,ayaklar basıyorken hala üzerine,boşlukları doldurmak lazım diye düşünüvermiş içinden...
Hızlandıkça hızlanmış,ayağını salıncağın üzerindeki dallara değdirmeye uğraşmış,
parkın arakasında ki işyerlerini açmaya gelenlerden utanıvermiş,bir bisikleti olsa oracıktan hemen kaçabilirmiş...
O da gülüvermiş kendine,geçmişteki boşluklarımı dolduruyorum demiş yine içten içe,
oğlan iki tanecik de kayıvermiş salıncaktan,annesinin süt bisküvi teklifini duyunca hiç diretmemiş,evin yolunu tutuvermişler elele..
Anne teşekkür etmiş,günün gidişatını değiştiren bu çekiştirmeye...
Küçük oğlan dil çıkarmış bu dalgın anneye...

dinlenesi...


3 yorum:

elif-kayra dedi ki...

iyiki dinlemişsin bu küçük oğlanı :)

Ayşe dedi ki...

ne de iyi olmus, bak ne guzel, eskiden kalma bosluklar dolmus ;)

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

demek ki zayıf ve zarif bir annesin :) ben cesaret edemiyorum da kızımla salıncağa binmeye.

Aslında benim hayata dil çıkarasım var ama olmuyor :(