10 Ekim 2011 Pazartesi

geçip giden oyunlar...












İlkokulun ilk günü,onca kalabalıktan annemin eteğinin arkasına saklanışım,
Kalabalıktan sırada dört kişi oturuşum,
Altı yaşımda,yazmayı öğretirken öğretmen ilk günler,ben biliyorum edasında keyifli sırıtışlarım,
Birinci sınıfta,aşı olurken hiç korkmayıp,ağlamayıp,iğne olduktan sonra önlüğümün kıvırık kolunu düzeltip düğmelemiş,yapamayanlara öğretmenimizin yardımcı olduğunu farkedince,tekrar sıyırıp kolunu yanına gidişim...
Cam tarafımdaki sıramda,kararan yağmurlu havalarda,aşağıda parıl parıl parlayan kömürleri öcü hayal edişlerim...
İlk bitlenişim...

Ders bitipte vakit kararınca,öğretmenimiz tahtaya bir eşek çizer,tebeşiri verir elimize,gözlerimizi kapatıp ona kuyruk çizme oyununu oynatırdı.
Eğlenirdik,birbirimize güler,alay ederdik,küsmezdik,alınmazdık...

Okula başladım ya bende oğlanla,git geller,toplantılar,suluk doldurmak,forma yıkayıp ütülemek ve pazartesiye hazır etmek...
Mevsimlerden sonbahar ya birde,
Belki ondan,belki özlediğimden çok işte...
Aklımda o günler,okul dönüşü hatıralarım canlanıyor birer birer,yağ satarım bal satarımlar...
Dün kararan yağmurlu havada,evi kaynatmaya çalışan öğrenciler gibiydi oğlanlar,
eşek çizemedik tahtaya ama,oturup tavşan diktik,bulutları alıp gökyüzünden,
kapatıp gözlerimizi sıkı sıkı,tavşana varınca aralayarak da biraz,takıverdik...








3 yorum:

ANTİGONE dedi ki...

çok tatlı olmuş. çok eğelenmişsinizdir yaparken :)

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

hey gidi çocukluğumuz hey. bugün sabah kızımla ben de ilkokul günlerimi yadettik. okula gitmek istemediğini söyledi . öğretmenimin adını sordu, arkadaşlarımın adını sordu. anlayacağın ben de o günlere gittim.

Banuca dedi ki...

Çok şekersiniz, sen de, tavşanın da :)