15 Temmuz 2010 Perşembe

fosinin evcilik oyunu



Bir masal olmalı dünya,
başından sonuna yazılmış bir masal da,oyun oynuyor olmalıyız biz,
zaman varsa da yok gibi aslında...
üzülsen de,acısa da canın geçiyor sonunda...
yaşadıklarımız bizi biz yapan olsa da,
unutuyoruz çoğunu yarınlar adına...
Hani sorsan ne yaşadığımı 23 yılda,
derim ki çok şey...
hani desen ki anlat bana,
hemen anlatırım kısacık zamanda...Bebek oldum önce,sonra çocuk,sonra oyunlar var hatıralarım da...
Bir masal da,bir gerçek hayatta yaşarım her nasılsa...
sıra sıra,hiç geçmeden biri ötekinin ardına...
Şimdi evcilik oyununda sıra,oynadığım masalda...
Bir anne ne yaparsa,onlardan yapıyorum çokça,
sonra seviyorum seviyorum,
kalplerimiz birbirine karışıyor gözlerimizden...
birbirimize baktığımız gibi bakmıyoruz hiç kimseye...
En sevgiliyi anlatıyorum,bebekliğinden başlayarak,
benim gibi,senin gibi,kardeşin gibi,bizim gibi oda diyerek...
Her defasında daha çok seviyorum bende,bebekliğinden çocukluğuna,
kah gülüyor,kah üzülüyoruz beraber... Öyle bir masal ki bu,
tek yapmamam geren şey gülmekten vazgeçmek...
En çok gece uykularından mama hazırlamak için uyandığımda tebessümsüz bir yüzüm oluyor,
acıdan arayabildiğimce gözlerimi,
dolapta bana gülümseyen tebessümü alıp yerleştiriyorum yüzüme... Öyle bir masal ki bu...
Bir gerçek bir hayal...
Bazen çok keyifli,kahkahalı,neşeli...
Bazen çok yorucu,çok sesli,çok şikayetçi...
Hemen o anda çevriliyor yaprak bir sonraki sayfaya...
Şöyle denize karşı uzanıp,seyredip gemileri,simit atıyoruz martılara...

5 yorum:

Odil Sezen Metin dedi ki...

Her zaman ki gibi mest etti yine yazın..Yüreğine sağlık..

celebi74 dedi ki...

süperrr

Şenay - Doğa dedi ki...

Çok güzel bir yazıydı...keyifle..okudum...yureğine sağlık canım..

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

bende yazmalıyım gözün iliştiği bir yere "gülümse" diye
çokça ihtiyacım var :)

ebrualtin dedi ki...

Su gibi akan yazınız karşısında ne diyebiliriz ki, kaleminize ve yüreğinize sağlık... Sevgiler...