13 Ocak 2013 Pazar

Zaman-mekan!


Gerçeği bilmek ve özlem gidermek arasında bir kaç dakika...

Evimizin caddesinden yukarı doğru yürürken,bebek arabasında küçük oğlumun minicik hali ile yolun solunda Albayrak amca ile yürüyen Dedemi fark ettim.
Hemen usulca elini tutup öptüm,
''Dede seni çok özledim'' dedim.
Zira gittin gideli boğazına düğümlenen tüm kelimeleri bir tek en yalın haliyle bu cümleye sığdırabiliyorum.
Gittin gideli,ilk defa o bildik tebessümkar yüzünle,sen dünyanın en meşhur insanısını hissettirdiğin nidanla;
-''Torunum'' dedin.

Tüm gerçeği biliyor olmakla birlikte,bu an biteceği için korkuyor ve titriyorum,bir yandan da öyle mutluyum ki;
gerçekliğini yokluyorum.

Dede domates alalım mı?
Hadi alalım.
Dönüşte alırım diyorum bu defa...

Bir cümlecik daha,oh!

Elim elinde,yanında arkadaşın ile cuma namazı için camiye yürüyoruz...
Arabadaki bebeği alıp eline seviyor,öpüyor,dualar ediyorsuz bize...
Ben kalakalıyorum olduğum yerde,sen cami yolunda devam ediyorsun yürümeye...

Uyanır uyanmaz,mutlulukla karışık;
Aslolan gerçeği hangimizin yaşadığına dair bir soru beliriyor zihnimde...

2 yorum:

Sevgi dedi ki...

bende diloşla dedesini görüyorum bazen. ama çabuk uyanıyorum :(
allah rahmet eylesin cümlesine..

nazli dedi ki...

tüylerim diken diken oldu okurken, nefesimi tutmuşum sonradan farkettim, toprağı bol olsun. Bizde rüyada rahmetliyi görünce denir ki dua istiyor... sağlıklı günler dilerim