1 Temmuz 2012 Pazar

bugün gibi,dün gibi...

Kocaman yüreğim...
Babamın sesini duyuyor kulaklarım,gözlerim gözlerinde konuşuyoruz...
Annem sesleniyor adıma,efendim diyerek karşılık veriyorum...
Oğlanlar koşturup büyüdüğüm bahçede koşturuyor...

Sabahları çay suyunu koyup,dut ağacının dallarından dut seçip yiyorum...
Bahçeden bir gül alıp,bir bardak su içerisinde,bahçedeki kahvaltı masasının üzerine koyuyorum....
Babaannem beni her gördüğünde gülümsüyor,çocuklaşıyorum...

Yeğenine getirdiği uzaktan kumandalı arabayı kararan havanın yardımıyla muzurca alıp,çaktırmadan yola çıkıp süren kardeşime gülümsüyorum...
Camiye gitmeye geç kalmış oğlum bir yandan koşarken karşı kaldırımdaki tavukları da koşturmasına hayran hayran bakıyorum...
Çocukluğumun komşu teyzeleri bir elinde kumaş diğer elinde yumurta ile gelince makinemin başına oturuyorum...

Babamın hayalindeki ahşap evin,ahşap çatı katı odasında yıldızları izleyerek uyuyorum...
Kimi sabah gözümü açar açmaz elinde gül,yüzünde kocaman gülümsemesi ile eşimi uzaklardan gelmiş görüyorum...

Hüzünler,umutsuzluklar,mutsuzlar küçücük kalsın hayatımda,mutluluklarımı büyütüyorum hep,zaman geçtikçe,gün doğarken,güneş batarken,süzülüp gitsin küçücük kalanlar,mutluluklar kalsın bana...

Gelecek telaşelerim olmadan,hayatımı,bugünümü yaşamaya devam etmek istiyorum...
Tıpkı bugün gibi,dün gibi...

2 yorum:

fattosh dedi ki...

Cok guzel bir yazi.. Bi arkadasim sayesinde buldum blogunuzu cok sevdim takipteyim ..

Elif Günaydın dedi ki...

Çocukluğunu kıskandım. Sanırım, çoçukluğumu hiç özlemediğimdendir :)