Süt dökülmüştü koluna,
rengi değişmişti çoktan gördüğümüzde,
yarabandı ile onarıverdik büyük oğlan ile,aylar önce...
Şimdi küçük oğlanın muzur oyunlarına arkadaş,
kah uykuda yanında kolunun altında,
kah kulağından sürüklenir peşi sıra,
kah koltuğun altında,kah kulakları saklanır hiç umulmadık bir boşluğa...
Günler geçmektedir,
yahut herşey sabit,biz değişmekteyiz...
Mutlulukları ertelemeden,yaşamaya çabalayabilmekteyiz...
Mutfağın dar pervazına sığmayan saksılara olan hevesimi,geniş tarafını kestiğim süt kutularına yetiştirdiğim nanelerimle sürdürmekteyim...
Çiçekçilerdeki narin çiçekleri yetiştiremeyişimi,ormandan kazıdığım dayanıklı bir papatya ile becerebilmekteyim...
Büyük oğlanın sürpriz günü için kek yapmaya kalkışıp,
arada muzur yaramazlıkları temizlemekle geçen sürede yetiştiremeyen,
ama küçük oğlana oyuncakların süt içmeye ihtiyacı olmadığını, benim ise biraz daha az temizlik yapmaya ihtiyacım olduğunu anlatmak için bıcır bıcır konuşan benim...
Anne bahçasinden lahanalarla,küçük oğlanın ara ara yaramazlık yoklamalarıyla sarılan sarmalar benim...
Büyük oğlana okula gideceğime dair verdiğim söz neticesinde,küçük oğlanın uyanmasını beklerken,
onca yaşanan yaramazlıktan sonra sadece elinden gelenlere bakıp mutluluğunu devap ettirebilen benim...
Mutsuzmusun,elinden gelenlere bak...
rengi değişmişti çoktan gördüğümüzde,
yarabandı ile onarıverdik büyük oğlan ile,aylar önce...
Şimdi küçük oğlanın muzur oyunlarına arkadaş,
kah uykuda yanında kolunun altında,
kah kulağından sürüklenir peşi sıra,
kah koltuğun altında,kah kulakları saklanır hiç umulmadık bir boşluğa...
Günler geçmektedir,
yahut herşey sabit,biz değişmekteyiz...
Mutlulukları ertelemeden,yaşamaya çabalayabilmekteyiz...
Mutfağın dar pervazına sığmayan saksılara olan hevesimi,geniş tarafını kestiğim süt kutularına yetiştirdiğim nanelerimle sürdürmekteyim...
Çiçekçilerdeki narin çiçekleri yetiştiremeyişimi,ormandan kazıdığım dayanıklı bir papatya ile becerebilmekteyim...
Büyük oğlanın sürpriz günü için kek yapmaya kalkışıp,
arada muzur yaramazlıkları temizlemekle geçen sürede yetiştiremeyen,
ama küçük oğlana oyuncakların süt içmeye ihtiyacı olmadığını, benim ise biraz daha az temizlik yapmaya ihtiyacım olduğunu anlatmak için bıcır bıcır konuşan benim...
Anne bahçasinden lahanalarla,küçük oğlanın ara ara yaramazlık yoklamalarıyla sarılan sarmalar benim...
Büyük oğlana okula gideceğime dair verdiğim söz neticesinde,küçük oğlanın uyanmasını beklerken,
onca yaşanan yaramazlıktan sonra sadece elinden gelenlere bakıp mutluluğunu devap ettirebilen benim...
Mutsuzmusun,elinden gelenlere bak...
6 yorum:
Çok güzel bir yazı olmuş:)
Papatyaları çok severim ben de pek beceremem o narin çiçeklere bakmayı kızlar hemen el atıyorlar :(
Sarma pek güzel görünüyor ellerine sağlık canım.
mutsuz olmamak için ne kadar çok sebebimiz var değil mi? şükürler olsun
her foton birbirinden güzel
eve gidip biran önce mutluluklarımı görmek istiyorum :)
ben de nane,fesleğen ve çilek ekmek istiyorum balkonuma,ama geçmi kaldım acaba...seninkiler maşallah çok güzeller,onlar bile mutlu eder insanı öyle değil mi...
bu yazının sonuna bilinen bir cümle ekleyeceğim müsadenle:))
Ve ne kadar zengin olduğunun farkındamısın.
bu güzelliğin daim olsun canım
''Dört başı mâmur'' bir hanımsınız:))
Sevinecek ve şükredecek şeylerimiz hep olsun değil mi? Yoksa nasıl dayanılır? Sevgiler.
Yorum Gönder