Miniminnacık bir bahçeciğim var benim,
dokuz tane yeşil soğanım,
altı tane marulum,
üç tanede maydanozum var,
birde minicik otlar,koparmaya kıyamadığım...
Dışarıdaki gürültüden,
aşagıdaki arabalardan,
boy boy binalardan,
balkonda sakladığım minik filizler...
sevdiğim,suladığım,her zaman yanlarına gidemesem de
hergün mutlaka camdan selamladığım filizler...
Bugün ilk mahsulümü aldım,
soğanlarımdan salata,maydanozlarımla da köfte yaptım.
Hayat baktığım pencereden şekilleniyor,elimden gelmeyenleri olduğu gibi kabulleniyorum...
Bu beni üzmüyor,çünki değiştirebilecek tek şey olarak kendimi görüyorum,eğitebileceğim tek şey ise çocuklarım...
Gerisine hiç karışmıyorum,üzerinde düşünmüyorum!
İçim gizli saklı bir bahçe gibi,hergün güllük gülistanlık değil elbette hayat,
Ama içimdeki filizleri iyilik ve güzellikle yetişterebilirim ancak,
Etrafımda var olan koparamayacağım otlar da var elbette,güzel göründükleri,filizlerime zarar vermedikleri kadar benimleler!
Bazen küçülmek güzeldir,çok iyi hissettirir!
Düşüncelerimi küçültüyorum zaman zaman...
Bir evin içinde dört kişi birbirimize yetiyoruz.
Çorap giymediği halde,kendisine ısrarla çorap giydirmeye çalışan anneye kafa bile tutuluyor bu evde,
üşüyen ayaklara keyfi çareler bile bulunabiliyor...
Oğlan yemeğin pişmesini beklerken,konuşmadığı halde lalalalarla bir şarkı tutturup ayaklarını ısıtırken,
Anne hanım,görüntü karşısında oğluna eşlik eden yağmur sesiyle içine huzur dolduruyor...
dokuz tane yeşil soğanım,
altı tane marulum,
üç tanede maydanozum var,
birde minicik otlar,koparmaya kıyamadığım...
Dışarıdaki gürültüden,
aşagıdaki arabalardan,
boy boy binalardan,
balkonda sakladığım minik filizler...
sevdiğim,suladığım,her zaman yanlarına gidemesem de
hergün mutlaka camdan selamladığım filizler...
Bugün ilk mahsulümü aldım,
soğanlarımdan salata,maydanozlarımla da köfte yaptım.
Hayat baktığım pencereden şekilleniyor,elimden gelmeyenleri olduğu gibi kabulleniyorum...
Bu beni üzmüyor,çünki değiştirebilecek tek şey olarak kendimi görüyorum,eğitebileceğim tek şey ise çocuklarım...
Gerisine hiç karışmıyorum,üzerinde düşünmüyorum!
İçim gizli saklı bir bahçe gibi,hergün güllük gülistanlık değil elbette hayat,
Ama içimdeki filizleri iyilik ve güzellikle yetişterebilirim ancak,
Etrafımda var olan koparamayacağım otlar da var elbette,güzel göründükleri,filizlerime zarar vermedikleri kadar benimleler!
Bazen küçülmek güzeldir,çok iyi hissettirir!
Düşüncelerimi küçültüyorum zaman zaman...
Bir evin içinde dört kişi birbirimize yetiyoruz.
Çorap giymediği halde,kendisine ısrarla çorap giydirmeye çalışan anneye kafa bile tutuluyor bu evde,
üşüyen ayaklara keyfi çareler bile bulunabiliyor...
Oğlan yemeğin pişmesini beklerken,konuşmadığı halde lalalalarla bir şarkı tutturup ayaklarını ısıtırken,
Anne hanım,görüntü karşısında oğluna eşlik eden yağmur sesiyle içine huzur dolduruyor...
16 yorum:
Minik bahçene bayıldım, onlarla birşeyler yapmak ne zevkli oluyor değil mi :) Ama en hoşuma giden senin miniğin minik ayaklarını ısıtma kyfi:))
İçim ısındı yaHu!Ne sıcak görüntüler bunlar..
:=) bende yazın dşünüyorum arka balkona böyle mınık bır bahçe...
Ne güzel bir post olmuş..çok keyifliydi okumak..:)
Minik bahçeniz harika ne lezzetlidir şimdi oradakiler.Hele gönül bahçenizi ayrıca sevdim hepimizin etrafında o kötü otlardan gönül bahçelerimizi koruyabildiğimiz kadar koruyacağız.Minicik ayaklara bayıldım harika bir ısınma şekli:)
hep böyle mutlu ve huzurlu olun...ne güzel...
Huzur koktu burası buram buram.. ne hoştu.. tadı damağımda kaldı.
afiyet bal olsun organik organik yarasın:)))
ben o minik ayakları gıdıklayabilirmiyimmmm:)))
Derin fosim benim. Öylesine derin ki bir okuyup bir geri dönüyorum, bir düşünüp, bir tartıyorum...
Bu evden huzur geldi buralara. Sağolasın.
Oh ne güzel bir gün geçirmişsiniz, ne güzel duygular ve ne güzel ayaklar:)O salata ve yemek ne tatlı olmuştur.
ne güzeldir toprakla oynamak. bayılırım. hep hayalim bhçeli bir evdir. azıcık da olsa bayıldım soğanlarınıza marullarınıza.
sevgili fosi, benim de küçük bir saksıda yetiştirdiğim mini mini cherry domateslerim vardı, onların çiçeklenip büyüdüğünü görmek bana nasıl mutluluk verirdi, ilk mahsüllerini nişanlımla paylaşmıştım hatta :) şimdi de minik bir mandalina ağacım var, iki tane yeşil meyvesi var şu an :) kocaman sevgilerle :)
süper bahçe ya ne miniği!!!!
anne sözlerinize, bakışınıza hayranım gerçekten .gıpta ediyorum.
Banu ablacım,kesinlikle çok zevkli,keyifli...
Hani birşeyler yapmasam bile onları oracıkta yemyeşil görmek beni tazeliyor...
O keyifli fikirden bende çok hoşlandım :)
ne hoş,içim huzur doldu birden.Dört duvarı sıcacık bir yuva haline getiren annelere hayranım.
Sevgiler...
Yorum Gönder