12 Ekim 2010 Salı

bugünlük buuu kadar!

Gün bitti...

Şimdi yazsam yaşananları,
biraz gülerek,yorgun ve yanakları kızarık minik oğluma ara da sevgi ile tebessüm ederek...
Biraz eşimi,biraz kendimi,biraz çoukları,çokça da hepimizi düşünerek yaptıkarımı...
Yaklaşık 1 ay önce fırın almamızla başlıyor bugünün hikayesi,
aynı gün bir mutfakçıdan dolap talep ettik,konuştuk,adres ve numaramızı bırakıp beklemeye başladık...

1 hafta sonra başka bir mutfakçı ile görüştük,hemen geldi,sevindim çokça!
Tam 15.gün 3 tahta bir çekmeceyi ısrala ancak getirdi...

Ertesi gün gelmesi gereken servis,araçlarının arıza yapması sebebi ile üç koca paket mutfak ortasındayken,bir hafta sonu geçirdik ve birde misafir ağırladık.

Küçük oğlan muhafaza altındaki fırına dokunabilmek için çokça çaba sarfetti...
Önce parmakları ile pakete minik delikler açtı,çekmeceden aldığı kaşık sapını fırına değdirmeye çabaladı,
Arabasının pillerini her nasıl çıkarabildi ise minicik delikten ulaşamadığı fırına atmaya kalkıştı,sinirlendi,kendini yerlere attı!

Bizde fırının paketini açıp yerine koyduk,
sevindi,koruyucu bantlarını söktü,dokundu ve fırında oda rahata erdi...

Dün gece mutfağa biraz değişiklik yapma çabaları içerisinde gece yarısı uyuyakaldım...

Saat 2 gibi küçük oğlan uyandı,
onu alıp yatağına götürürken niyetim kendi yatağımda sabahlamaktı...
Minik oğlanla uyuyakaldığımı saat 4:30 da büyük oğlanın ağlayarak annemle yatıcam nidaları ile ağlarken farkettim...

Bogazım acıyorken,uykulu uykulu ben burdayım der gibi el salladığımı büyük oğlan geç farketi...
Tek kişilik yatakta üç kişi olmuştuk ki,baba büyük oğlanı kendisi ile uyumaya ikna etti...
Sabah 7:50
Küçük oğlan uyandı,peşi sıra eşim hazırlanırken,akşamdan yaptığım kekten birkaç dilim kendisine paketledim ve gitti...

Küçük oğlanın gerekli bakımlarını yapıp kahvaltı hazırladım,büyük oğlan da hazırlandı ve servise bindirilip okula gönderildi...
Saat 9:10 dan sonrası;
karmakarışık bir mutfak,ben ve minik oğlan...
Çamaşır makinemiz mutfakta,
onu en sağdaki yerinden alıp,planlarıma göre yeni yeri olan en sola getirip,dolabın içerisine boruların geçmesi için gerekli delikleri oyarak tesisatını bağladım.
İki kapılı bağımsız dolabımızı çamaşır makinesinin eski yerine koydum,fırın dolabını yeni yerine koydum ve ne bulduysam cifledim,yerleştirdim,keklerimi de dilmleyip servis tabağına dizip masanın ortasına koydum...
Sessizlik...
Olmaması gereken tek şey!
Nedenini çok geçmeden buldum,
minik oğlanı salonda süpürkenin torbasını boşaltmışken suç üstü yakaladım!

Hemen banyoya götürüp temizledim ve odasına götürüp bir kaç oyuncak verip salonu temizlemeye başladım...
Süpürgeyi kapatır kapatmaz mutfaktaki sesleri duydum!

Minik oğlum yeni bir tarif deniyordu!
Bir tencere içerisine makarnalardan bir miktar koyarak üzerine akşamdan kalan çayın suyunu ilave etmişti...

Sabahtan beri temizlediğim mutfak,makarna,çay ve oğlum...
Önce oğlumu temizledim sonra mutfağı...
Minik yaramaz oğlumu uyutup biraz dinlendim...
Servis geldi,
fırını taktı,ama ocak tezgahın geçen 15 gün boyunca yapılmaması sebebi ile kayıtlara tesisat hatası olarak geçti...
Sabah büyük oğlana verilen söz üzerine pizza pişirildi...
Sevgili eşim iş dönüşü gelir gelmez mutfağa geçti ve tesisatı kontrol etti!
Bugünlük
biraz eşimi,biraz kendimi,biraz çocukları,çokça da hepimizi düşünerek yaptıklarım bunlardı...

9 yorum:

'Vasfiye Karoğlu.. dedi ki...

gün gelicek bu yazdıklarınızı oğlunuz ile gülerek okuyacaksınız :)) maşallah çok güzel yaramazlıkları varmış, kendine zararı dokunmasında yaramaz olsun bişey olmaz inşallah :))

sevgiler..

FADİŞ dedi ki...

İnsan bütün gün yaptıklarını sıraya koyduğunda ne çok şey ediyor. Bunları düşünmeden yapıyoruz ve sonra ben neden bu kadar yoruldum ki acaba diyoruz. Kolay gelsin size. Şu fırını acayip merak ettim bende.

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

çok benzerini neredeyse 2 ay önce yaşadık :)
tek fark bizde ufaklık sayısı bir'di...
ama yetti tabi :D
yazınca, okuyunca güzel :)

ツ ✁✂✄ Sezgi ✁✂✄ ツ dedi ki...

kIYAMAM MINICIK ELLER İLE YAPTIKLAINA BAKAIN HELE

Fosi dedi ki...

Vasfiye;öncelile hoş geldin,artık beklerim :)

sonraa,çok gün geçmesine de gerek yok,ben yaramazlıklarını da seviyorum,akşam anlata anlata gülüşüyoruz,
ananeye,halaya,babaanneye rapor ediyoruz yaptıklarını...

Fosi dedi ki...

Fadişcim;
inan ki yazdıklarımın eksiği bile var,
hatta bir düdüklü tencere hikayemiz bile var,ama o başlı başına bir post olur,sevgilerimle

Fosi dedi ki...

Baharcım,aynen yazdığın gibi yazınca okuyunca güzel :)
Yaramazlıkları yz lütfen teselli bulayım,başka yaramazlarda varmış diyerek hafifleyelim :)

Fosi dedi ki...

Sezgicim hoş geldin,
yorumunla şenlendim :)
O minicik eller bana çok fena kıyıyor biline!
görüşmek üzere

sergun dedi ki...

aman yarabbiii, okurken yoruldum ben burda:)