23 Mayıs 2013 Perşembe

Yeniden yaşamak...


Benim yaşamım tekerrürden ibaret annelik hususunda...
Her şeyi yeniden yaşıyor gibiyim çocuklarımla...
Ne kadar çok bana benziyorlar büyürken hızla...

İlk arkadaş maceram hatırladığım kadarıyla 8 yaşlarımdaykenden;
yaz tatilinde camiye gidiyordum,ikiz kızkardeşler vardı,sanırım altı yaşlarındaydılar.
Öyle şirindiler ki bir zaman sonra onları evime davet ettim,evlerine annelerinden izin almak için uğradığımızda evde kimseyi bulamamıştık.
Ben de tutup ellerinden bizim eve getirdim,onların evlerinden bizim ev arası dümdüz uzunca bir yoldu,kendimiz gideriz diye ısrar edince üstelemedim,bir zaman sonra eve polisler geldi,hatırladığım kadarıyla  evin yolunu epeyce geç bulmuşlardı...


Bir sonraki; üçüncü sınıfta kitaplık kolu seçilmem ve görev aşkımla başlıyor...
Yanıma sınıftan 3-5 kişiyi de alıp,aldıkları kitapları getirmeyenlerin evlerini okuldan sonra tek tek bulmaya çalışmak ve endişeli,kızgın ailelerimizle geç bir vakitte burun buruna gelmek...

Beşinci sınıfta cuma günleri son derste ben olmazdım,babam annem ve kardeşlerimi evden beni okuldan alıp Ballıca'ya götürürdü.
Resimlerimin teması,kompozisyonlarımın konusu Ballıca!
Haliyle sınıf arkadaşlarım merak ederlerdi,bir gün içlerinden biri çok gelmek istedi,yanımıza aldık götürdük...
11 yaşında iki kız,tüm köyü ona gezdirdim,ağaçlardan erikler topladık,üstümüze sürüp yedik,dere de balık aradık,sabundan köpükler üfledik,ip atladık...
Akşam olunca eve gitmesi lazımmış,bizimle gelebilmek için izninin akşama kadar olduğunu söylememiş,annem beni bi güzel tembihledi hatırlıyorum!

Evlerinde telefon da yoktu,nasıl bağladık bu hikayeyi hiç anımsayamıyorum amaöğretmenim yılsonu Ballıca'da piknik düzenledi,yolu da ben tarif ettim...


Velhasıl,eve birilerini çağırmayı hep sevdim,denediğim her bir yemeği tattırmak için yemeğe davet ettiğim arkadaşlarımda oldu,birlikte yemek yapmaya çalıştıklarım da...






Annem bana çok tahammül edemedi haliyle 11'imden sonra çok fazla arkadaş ve mutfak anım yok...

Büyük ve küçük oğlan tıpkı ben!
Arkadaşımı görünce:
''Anne arkadaşını gördüm eve çağıralım gelsin'' diye ısrar ediyor küçük oğlan...
Büyük oğlan ise;
her hafta en az bir kere arkadaşlarından biriyle evde vakit geçirmenin hayalinde...

Davetiyeler hazırlıyoruz,kah kahvaltıya,kah tiyatroya çağırıyoruz...
Yemekleri birlikte hazırlıyoruz,evimizi beraber toparlıyoruz,günü planlıyoruz...

Anneme nazaran çok daha tahammülkarım,
Oğlanlarla o günlerden geçiyorum aynı hazla...

2 yorum:

meri dedi ki...

ne mutlu çocuklarına sen ne sabırlı, anlayışlı güzel bi annesin sabrının devamını diliyorum hoşçakal

Adsız dedi ki...

senin gibi tatlı hatıraları yaşamaları, tatlılığın da genetik olabileceğini düşündürüyor insana fosiciğim :)